Bugünün Özeti

Bugün canım dostum Demet ile görüştüm. Aslında bugün görüşmek planlarımın arasında yoktu.Kendisi bu akşam bayramdan dolayı haftalık izni ile tatile gidecekmiş. Bayramda burada olamayacağından öğlede sonra görüşelim dedi. Biz de hazır işten izin almış, gitmeden vakit geçirelim istedik. Belki yaşlılarımızın söyleyeceği klasik lafı söylemiş gibi olacağım ama yine de sormak istiyorum. “Nerede o eski bayramlar?”. Şimdi bakıyorum da bayram demek tatil demek. Herkes bir şekilde tatile gitmek istiyor. Hak vermiyor da değilim. O kadar iş stresi, yoğunluk falan derken ister istemez izin alabilen, izin fırsatı yakalayanlar kendilerini kafa dinleyebileceği bir yerlere atmak istiyorlar. Açıkçası hak ettiklerini de düşüyorum. Neyse ne diyorduk? Buluşmadan bahsediyordum sizlere.

Bizim Demet’imizin biraz yön duygusu zayıf, ona yön tarif ettiğim çok olmuştur. Bugün yine yol tarifi yaparken ne oldu dersiniz? Kayboldum! Evet, bende kayboldum. Aslında kolay kolay kaybolan bir insan değilim ama bugün böyle oldu. Size de oluyor mu bilmem. Bazen bir yere giderken aniden bir şey olur. Ne yöne gideceğinizi, nerede olduğunuzu algılayamaz, boş boş kalırsınız. İşte bana da öyle oldu. Gideceğim yeri bilmeme rağmen bir an kayboldum.  Neyse ki bu uzun sürmedi. Kendimi çabucak toparladım ve sonunda kavuştuk.

 

Bir güzel oturup sohbet ettik. Ne kadar sürekli görüşüyor olsak bile konuşacaklarımız asla bitmiyor. Siz erkeklerde öyle oluyor mu bilmem ama biz kadınların konuşacak o kadar çok şeyleri oluyor ki,  24 saat otursak asla susmayız! O konudan bu konuya derken vakit öyle hızlı akıyor ki asla anlamıyorsunuz. Bir de sevdikleriniz ile birlikteyseniz zaman çok hızlı tükeniyor. O kadar zamana rağmen yine de asla her şeyi detaylıca konuşabilmiş olmuyorsunuz. En azından bizde öyle oluyor. Dönerken de beraber kitapçıya uğradık. Ne kadar çok kitap almak istesem de, elimde bulunan okunmamış kitapları azaltmadan  almayacağıma söz vermiştim. Gerçi duyduğum kadarı ile @rdvn işe başlıyormuş, eee artık ilk maaşından Tuğba arkadaşına bir kitap alır. Biz de adet böyle, bilmem sizde nasıl? 🙂

Kitapçıdan zar zor ayrıldım. Orada vakit geçirmeyi o kadar çok seviyorum ki, kitap almasam bile kurcalaması çok zevkli. Bu yüzden çıkarken zorlanıyorum. Eve geçtikten sonra dayanamayıp kendime kahve hazırladım. Yanında ki zararlı ama sevimli şeyleri görmezden gelin. Dayanamadım yani ne yapayım? Bu arada eskiden canım Türk Kahvesi çekmez, canım asla istemezdi. Beni kahve’ye @miniklady’nin annesi alıştırdı. Onlara gittiğim de @miniklady’den çok annesi ile kahve yapıp sohbet ediyoruz. Bazen gittiğim zaman senin için değil annen için geldim diyorum. Annesi ile de zaten arkadaş gibiyim. @miniklady biraz erken uyuyor biz ise sabaha kadar sohbet edip dertleşiyoruz.  Neyse tatlımı kahvemi bir güzel içtim. Valla yanımda şöyle fal bakabilen birisi olsa hiç fena olmazdı.

Bugün ipin ucunu o kadar kaçırdığım için şuan vicdan yapmaya bile başladım. O  yüzden az önce vicdan rahatlatıcı çayımı yaptım. Hem yazımı yazıyorum, hem içiyorum. Yeşil çay içmek benim için artık öyle alışkanlık haline geldi ki içmeden kendimi suçlu hissediyorum. İçtikten sonra da istemsizce rahatlıyorum. Benim ki biraz psikolojik olabilir bilmiyorum tabi.

Çayı merak edenlere (1 bardak çay için )
1 adet çubuk tarçın
Cevizin yarısı kadar zencefil
Bir tutam Yeşil çay
Yarım limon

Ben çayı demlemek için kap olarak, küçük çaydanlık altlığı kullanıyorum. Sizler kaynatmak için dilediğinizi kullanabilirsiniz. Bir bardak suyu çaydanlığın içine döküyorum, zencefil ve çubuk tarçını ekleyip kaynatıyorum. Fokur fokur kaynadığında altını kısıp 3,4 dakika daha kaynatıyorum ki, tarçın ve zencefil suya iyice işlesin. Daha sonra altını kapatıyorum. Çaydanlıkta ki demlediğim suyu french press bardağıma döküyorum. Yeşil çay eklemeden önce ilk harının gitmesini bekliyorum. Direk kaynar suya atılan bitki çayları zehir saçtığı için, yeşil çayı demliğe atmadan önce suyun ilk kaynar halinin geçmesi lazım. Bu yüzden 1 dakika hiç bir şey yapmadan bekletiyorum. Beklemeden sonra bir tutam yeşil çayımı ekleyip, 5 dakika kendi sıcaklığı ile demlenmesini bekliyorum. Demlendikten bardağa alıp içine limon sıkıyorum.

Zencefil çok sağlıklı bu yüzden, zencefili kaynattıktan sonra atmayıp bardağıma tekrar koyuyorum. Resimde bardağımın dibinde olduğunu görürsünüz.

Çayın içindekilerin faydaları ;
Tarçın, kanser hücrelerini azaltmaya, kolesetrol, kan şekerinizi düşürmeye yarıyor.
Zencefil, Eski zamanlardan beri en çok kullanılan bitkidir. B3, B6, fosfor, demir, kalsiyum, potasyum, sodyum, magnezyum minerallerini içeriyor. Soğuk algınlığına, mideye, kolon kanserine, kanda ki yağ oranlarını düşürmeye, sinir hücrelerinin yenilenmesinde fayda sağlar. Gördüğünüz gibi bir çok faydası bulunmakta. Buraya yazmadığım internetten araştırırsanız faydalarını okuyabilirsiniz.
Limon, C vitamini ihtiyacımızı büyük ölçüde sağlar. Gribe, kabızlığa, kilo verme gibi bir çok faydası mevcut.

 

Benim günüm bu şekildeydi. Arada Discord ve Steemit‘e girmeden de duramadım. Buraya artık öyle alıştım ki diğer sosyal medya hesaplarımdan çok burayı takip ediyorum.

Sizler neler yaptınız? Bayram da neler yapmayı planlıyorsunuz?

 

 

Sevgiler,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir