Uyanış – Scott Sigler | Kitap Yorumu

Uyanış, Scott Sigler’in üçleme olarak yazmış olduğu kitaplardan birincisi. Kitabın okunuşu kolay ve konu olarak sürükleyici olduğundan  gün içerisinde çok çabuk bitirdim diyebilirim.  Kitabın türü Korku-Gerilim olarak yer alsa da korku gerilim hariç, bilim kurgu, fantastik, distopik olarak her türü içinde barındırıyor.

 

Kitabın konusu;

On iki yaşında doğum gününü kutlayacağını hatırlayan ama kendisini bir tabutun içinde bulan Savage, tüm zorlamalarına rağmen tabuttan bir şekilde kurtulmayı başarır. Tabut dışına çıktığında, odanın içerisinde 5-6 tabutun daha olduğunu görür. Diğer tabutta bulunan kişilere çıkması için yardım etmeye koyulur. Diğer odalarda da sürüsü ile tabut vardır ama bunların bir çoğunun kapakları açılmış yarılanmış ve içinde bulunanlar ölmüştür. Aslında 12 yaşında ki halleri ile hatırlayan bu gençler aslında görüntü olarak 19-20 yaşlarındadır. Hiç birisi neden 12 yaşından sonra ki zamanları hatırlayamadıklarını ve neden tabut içerisinde olduklarını bilmemektedir. Biraz vakit geçirdikçe hatıralar bir kısmına ufak ufak gelmeye başlar.  Yine de onları oraya koyanları ve adlarını hatırlamazlar. İsimleri tabut üstünde yazdığı için isimlerini bu şekilde öğrenirler. Uyananların ortak noktaları ise hepsinin doğum günü aynı gün olmaları ve hiç birisi geçmişini hatırlayamamasıdır. İlk uyanan Savage yani Em grubun lideri olur. Grubu ile sağ sağlim çıkış yolu aramaya koyulurlar. İnsan kemikleri ile dolu, tabutlar ile çevrili ve nerede olduklarını bilmeden liderlik etmek Em için hiç kolay olmaz. İlk kan bir şekilde dökülür.

Spoiler vermeden konusundan birazcık bahsettim. Şimdi geldi benim kitap hakkında ki düşünceme.

Aranızda okuyanlar var mı bilmiyorum ama ben okurken biraz labiret filmini anımsadım. Merak duygusu ile okumadım desem yalan olur çünkü kitap ne olacak diye bir şekilde sizi merakta bırakıyor. Konu olarak biraz eksiklerin olduğunu düşünüyorum ama çok fazla göze batmıyor. Gerçeği öğrendiğimde şaşırdım çünkü daha önce bu tarz ne film ne de kitap okudum. Belki son böyle olmasaydı pek fazla beğenmezdim ama değişik bir sonuca vardığı için eksiklerine rağmen çok sevdim. Kitap biter bitmez hemen ikincisine geçtim. İlk yüz sayfaya kadar merakla yüzüncü sayfasından sonra da heyecanla sürüklendim. Labiret filmini izlediyseniz yani kaçış, hafızanın sonradan canlanması tarzındaki konuları seviyorsanız bence bu kitabı seveceksiniz. Filmi yapılır mı bilmem ama bence konu yetenekli ellere emanet edilirse ortaya güzel bir şey çıkacağına inanıyorum.

Okuduğunuz için teşekkürler.

Kitaba Puanım; 10/8

Sevgiler,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir