En Mutlu Günümüz

Bugün benim ve diğer arkadaşlarımın en mutlu günüydü. Geçtiğimiz günler de grubumuzdan çok sevdiğimiz kız arkadaşımız, sevdiceği ile  nişan kararı aldılar. Bu haber beni öyle mutlu etmişti ki anlatamam.  Çünkü ikisini de çok ama çok seviyorum. İlişkilerinin en başından beri yanlarında olduğum için bu habere en çok ben sevindim desem yalan olmaz. Nişan kararı alındıktan sonra örf ve adetlerimize göre adımlar ufak ufak atılmaya başlıyor.

Geleneklerimiz gereği nişan öncesi çiftler birbirlerine  Nişan Bohçası götürürler. Biliyorsunuzdur damat tarafından kadınlar önce kız tarafına gelip hediyeler getirir. Benim en sevdiğim şeylerden bir tanesi de bu bohça kısmı. Daha doğrusu hediyelerin verilip alındığı her şeyi çok seviyorum. İlk önce bugün karşı taraftan arkadaşıma bohça getireceklerini söylediler. Arkadaşım sabah beni arayıp benden yardım istedi ve bu özel anında yanımda olmamı istedi. Ben de seve seve heyecanla çıktım yola. Geldiğim de mutfakta hazırlıklar yaptık ve çayı demlemeye koyduk. O sırada damat tarafı çoktan gelmişti bile. Her şey teker teker taşınıp odaya getirildi. Bohçalar tüm kadınlarla beraber açılıp güzelce incelendi. 🙂 Daha sonra atıştırmalıklar ve çaylar içilip bohça gününü atlatmış olduk.

 

Kalabalığa çay ikramı, hizmet derken bir türlü karnımızı doyurmaya fırsat bulamadık. Arkadaşlarımızla kutlama öncesi bir yerde  şeyler atıştıralım dedik. Bizim tercihimiz lise yıllarımızdan beri gittiğimiz bir mekan oldu. Bu mekan artık bizim ikinci evimiz gibi. Her özel ve önemli günde mutlaka buraya uğruyoruz. Ne kadar bugün de farklı bir yere gidelim desek bile asla o farklı bir yere gidemiyoruz. Dönüp dolaşıp bu mekanda buluyoruz kendimizi. Çocukluğumuz geçti kopmak öyle kolay olmuyor maalesef. Hele içeride o eski parçalar!

Arkadaşımla öyle acıkmışız ki size tarif edemem. Bu anı her ne kadar mekanın karanlığından zorlansak da ölümsüzleştirelim istedik. Bir şeye ekmek banmadan o sofradan doyarak kalmamız imkansız. Hep beraber ekmeğimizle tabağımıza gömüldük desem inanır mısınız? Resim her şeyi açıklıyor zaten.

 

 

Şuraya da karnı doymuş bir TUĞBA mutluluğu koyalım! Canım Demet’im, ayağının tozuyla tatilden gelir gelmez hemen yanımıza koştu. Bu mutluluğu paylaşmak bizim kadar onun da hakkıydı. Yemekler yendi diğer arkadaşlar gelene kadar kızlar arasında, bohça gününde olanların dedikodusu itina ile yapıldı. Ardından diğer arkadaşları beklemeye koyulduk.

Herkes geldikten sonra doğruca Galata Köprüsü‘ne gittik. Orada bir mekanda oturup iki arkadaşımızın nişanlanma kararını hakkıyla kutladık. Kadehler onların mutluluğuna kalktı! Öyle çok mutluyum ki, darısı diğer arkadaşlarıma. Onların mutlu olduğunu görmek beni de mutlu ediyor. Grubumuzdan bir kişi daha eksiliyor olmasına hafiften hüzünlensem de sonuç olarak her zaman ve her an birbirimizin yanında olacağımızı biliyorum. İyi ya da kötü günler hiç fark etmez, mutlaka birbirimizin yanında olmaya çalışıyoruz. Bugün de öyle bir günlerden birisiydi ve birbirimizin yanındaydık! Bu anı da buraya bırakmak ölümsüzleştirmek istedim. Zaman öyle hızlı akıyor ki inanın bazen hızına yetişemediğimi düşünüyorum. Şimdiden 10 yıl su gibi akıp geçmiş. Halbuki ki sanki daha dün lise yıllarındaymışız gibi.

 

Son durağımız bizim ev oldu. Üzerimde ise çok tatlı bir yorgunluk var. Uykumuzun olmasına rağmen bu kadar toplandık sabahlamadan bugünü geçirmesek olmaz. Konuşacak o kadar çok şeyimiz var ki, sabaha kadar uykusuzluktan ölene kadar konuşacağız. Arkadaşlarımın da sizlere selamı var. Ben gidip şimdi en köpüklüsünden  Türk Kahvesi hazırlayıp, kahve eşliğinde sohbete katılacağım. Nişan kararı alan dostlarıma da kocaman mutluluk diliyorum. Umarım her şey onlar için en hayırlısı şekilde gerçekleşir. Onları çok seviyorum!

 

Sevgiler,

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir