Eylül Ayında Okunan Kitaplar (2)

 

Merhabalar.
Çok fazla uzun yazıp sıkmamak açısından ikiye böldüğüm, Eylül Ayı içerisin de okuduğum kitaplara bu yazımda da devam ediyoruz.

Sardalye Sokağı – John Steinbeck

John Steinbeck, en az Stefan Zweig kadar sevdiğim bir yazarSıcacık ilişkiler okumak istiyorsanız John’a şans vermeniz gerektiğini düşünüyorum. Sardalye Sokağı’da yine aynı şekilde sıcak ilişkiler içeren bir roman.
Konusu;  Hikaye ekonomik ve sosyal olarak düşük insanların yaşadığı Sardalye Sokağı’n da geçiyor. Sefil bir hayat yaşasa da insani duygularını kaybetmemiş, hırslardan arınmış, azla yetinmeyi bilen  bir grup insanı anlatıyor. Her birinin hayattan beklentileri farklı, kimi umutsuz kimisi ise çok çalışkan, kimisi cimri kimisi ise gönlü bol insanların bir arada bulunduğu Sardalye Mahallesi burası. Yazar, sokak sakinleri ile bizleri tek tek tanıştırıyor. Masumiyet, samimiyet ve en önemlisi dostluk adına bir çok şeyin altını çizmiş.

Okurken çok keyif aldığım bu kitabı, sizlere de tavsiye ediyorum.

Karanlığın Sol Eli – Ursuala K. Le Guin

Ursula, bir çoğu kişi tarafından bilim kurgu konusun da kraliçe olarak biliniyor. Bilim kurgu çok sevdiğim bir tür olduğu için de kaçırmak istemedim. İlk kitap seçimimi de herkes tarafından sevilen Karanlığın Sol Eli oldu. Neden bu yazar ile bu kadar geç tanıştım bilmiyorum. Yine de iyi ki tanışmışım diyorum.

Konusu;  Her mevsim soğuk ve karlı geçen bir gezegen düşünün. Bu gezegenin en dikkat çekici yanı ise,  orada yaşayan halkın Cinsiyetsiz(sommer) yani pasif bir toplum oluşu. Bu toplum ayda 4-6 gün kadın ya da erkek olarak bir cinsiyete evriliyor(kemmer). Bu sebeple de bu toplum da cinsiyetten dolayı bir üstünlük oluşmuyor. Bu gezegen de insanlar birbirlerinin hem annesi hem babası olabiliyor.  Cinsiyetlere biçilmiş roller yok, eşitsizlik yok, teciz ve tecavüz yok. İnsana sadece  insan olarak bakıldığı bu gezegene, başka bir yerden Gezegenler Arası Birliğe katılmaları için, Ai ismin de bir elçi gönderiliyor. Ai’nin gözünden bu gezegende ki yaşamı görüyoruz. Kitapta siyasi konulara da rastlamak mümkün. Mesela böyle bir toplum da bile siyasi çekişmeler, anlaşmazlıklar, kaosa rastlamak münkün. Nasıl bir yer olursa olsun palitika yine de aynı politika. Cinsiyet eşitsizliği olmasa bile, yönetimin olduğu her yer de baskının olabileceği ve savunduğunuz fikirler yüzünden nelerden vazgeçip nelere maruz kalabileceğinizi çok iyi bir biçim de anlatmış Ursula.

Kitap beni bazı konularda çok düşündürdü. Ursula’nın diğer kitaplarını okumak için sabırsızlanıyorum. Bu arada kitabın ön sözünü de okumadan geçmeyin derim.

 

Kuyu ve Sarkaç – Edgar Allan Poe

Gotik tür de hiç bir kitap okumadığımı fark ettiğim dönem de tanıştım bu yazar ile. 13 öyküle barındıran bu kitapta en sevdiklerim ise, Kuyu ve Sarkaç, Altın Böcek, Gammaz Yürek oldu. Bazı bölümlerde gerildiğimi hissetmedim desem yalan olur. Yazar öyle güzel betimlemeler yapmış ki olaylar olurken sizde sanki oradaymışsınız gibi hissediyorsunuz. İçin de karamsarlık, korku ve gerilim barındırıyor. Meraklısı olanlar mutlaka okumalı.

Benim Hüzünlü Orospularım – Gabriel Garcia Marquez

Konusu;Kitap, 90 yaşına kadar hiç aşık olmamış ve ömrünü bir gazetede köşe yazarlığı yapmakla geçirmiş bir adamın hikayesini anlatıyor. 90. yaşına girerken kendisine ödül olarak, sürekli müşterisi olduğu genelev sahibi bir tanıdığından bakire bir kız ayarlamasını istiyor. Genel ev sahibi, biraz zaman geçtikten sonra bakire bir genç kız buluyor. Genç kızla ilk randevusuna giderken kızın oda da uyuyakaldığını görür. O kız, hayatı boyunca sadece para karşılığı ilişkiler yaşayan bu adam üzerinde farklı duygular yeşertmeye başlar. Her buluşmada uyur halde bulduğu bu genç kızı sadece seyrederek vakit geçirmeye başlar. Hiç bir zaman uyanık görmediği bu kızı izlemek, kendi yalnızlığı içinde bir dünya kurmasına sebep olur.  Kızın ismini ise Delgadina koyar. Delgadina’ya aşık olmaya başlayan bu adamın hikayesini okuyoruz.

Bu kadar ödül almış ve sevilen bir yazarı eleştirmek haddime mi bilmiyorum. Açıkçası ben kitabı okurken çok rahatsız oldum. Neden derseniz eğer, 14 yaşında ki bir çocuk ile 90 yaşında ki adamın aşkını anlatmış olması. Aşkın yaşı tabi ki  yok ama bu kadarı beni rahatsız etti. Kadını her fırsatta aşağılamış, bakireliği de yüceltmiş olmasından dolayı da tavsiye edemiyorum açıkçası. Yine de alıp okumak isterseniz okuyabilirsiniz.

 

Bu ay okuduğum kitaplar bunlardı. Kısa bir süre sonra ekim ayında okunacaklar yazımı paylaşacağım beklemede kalın.

Sevgiler,

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir