Şimdi ki Çocuklar Neden Mutsuz

Çocukluğumuzu en son 90’lı yıllar da doyasıya yaşadığımızı düşünüyorum. Şimdi öyle mi peki? Haydi o çocukluk günlerinizi hatırlayın. Çocukluğunuzu düşündüğünüz zaman hep sokak geliyor aklınıza değil mi? O zamanlar sokaktan annemiz balkonlardan “oğlum/kızım” diye bağırıp çağırana kadar gelmezdik. Hatta annemize “anne 5 dakika daha ne olurr!” diye serzenişte bulunurduk. Yine de onları ikna edemez eve gitmek zorunda kalırdık.  Peki ya şimdi sokaklar ne durumda. Açın pencerenizi bakın. Dışarı da bir tane oyun oynayan bir çocuk görmek neredeyse imkansız halde geldi. Kimisi okuldan geldiği gibi doğru kursa, kimisi bilgisayar başına koşuyor. Hepsinin ellerinde tablet, telefon var. Oturup Youtube’da onlara çocukluğunu yaşatmayacak şeyler izliyorlar. Buna karşı değilim.  Tabi ki izlesinler, izlesinler ama güzel şeyler izlesinler. Komik olacağım diye abuk sabuk bağırıp ya da izlenme uğruna yapılan saçma salak videolardan bahsetmiyorum. Onlar da ayrı bir sorun ya neyse. Şimdi ki bütün çocuklar evde ve elleri hep teknolojik aletlerin üzerinde. Her ne kadar teknolojinin bizim zamanımızdan dahada ileride olması, böyle bir dönemde doğup, bu imkanlara sahip olsalar da, aslında şimdi ki çocuklar bana göre çok şanssız! Bir kere bana göre sokakta oynamayan her çocuk fiziksel olarak çok daha zayıf kalıyor.

Anne babalar ne kadar kabul etmeseler de şimdi ki çocuklar hep mutsuz! Çocuklarınızın istediği her şeyi almanız, onlara iyilikten çok kötülük yapmış olmanızı sağlıyor. Her şeyi elde eden bir çocuk sizce mutlu olabilir mi? Bunun yanında şimdi ki çocuklar fiziksel ve ruhsal olarak zayıf olmaları yüzünden çok fazla ilaç kullanıyor.  Bazı aileler çocukları iş ya da başka sebeplerden dolayı bakıcıya(ya da aile büyüklerinden birisine) bırakıp onlarla fazla vakit geçirmiyorlar. Yorgunluktan dolayı çocuğuna zaman konusunda vakit ayıramayan bu ebeveynler, vicdanlarını rahatlatmak için de maddi yönle (çocukların istedikleri şeyleri almak için) destek olmaya çalışıyor. Buda çok yanlış bir şey. Yok-un anlamını bilmeyen bir çocuk, ileride her istediğine sahip olduğu için tatminsiz, mutsuz, hayata karşı umudu olmayan bir birey olacak. Bence aileler çocuklarına karşı yok demeyi bilmeli.

Şimdi gelelim bu yazıyı yazmama vesile olan o anıya. Telefonda galerimi kurcalarken buldum bu resmi. Bir kaç sene önce çekildi bu resim. İşte size tam bir çocuk resmi. Parkta düşe kalka, üstü başı pislenmesine aldırmadan doyasıya oynayan bir kız.O günü o kadar net hatırlıyorum ki. Ben de parkta onlarla oynamış çocukluğuma dönmüştüm. Ara sıra akrabamızı ziyarete giderken tanışmıştım bu aile ile. Durumları cidden aşırı kötüydü. Onları tanıdıktan sonra ziyaretlerimi daha çok sıklaştırmıştım. Hep onlarla vakit geçirirdim. Neyse diyeceğim o ki, belki bu çocuğun imkanı olsa teknolojiye sarılırdı. Ama o şuan o kadar şanslı bir çocuk ki farkında değil. Her şeye sahip değillerdi belki ama hep mutluydular. Çünkü onlar sokakta eğlenerek büyüyorlar. İleri de de bir çok çocuğun olduğu gibi tatminsiz bir birey değil aksine her şeyin, her anın kıymetini bilecek bir birey olacak.

Sevgiler,
TUĞBA

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir