You | Dizi Önerisi

Source

You dizisi, Caroline Kepnes‘in çok satan “You (Sen)” romanından ekranlara uyarlanmış. Gerilim, suç, dram türüne sahip. Konusu ilgimi çektiği için de hemen izlemeye başladım. Dün de sezon finalini izleyerek diziyi bitirdim. Aslında çok fazla sevdiğim tür değil ama diziyi yine de sevdim. Başrol oyuncunun iç sesi ile konuşması bence çok iyi olmuş. Bir sonra ki bölümde acaba ne olacak diye merak peş peşe izlediğim günler oldu. Dizi sürükleyici bir şekilde kendisini çok güzel izlettiriyor. Keşke daha önce kitabından haberdar olsaydım da ilk kitap ile başlasaydım diyorum. Neyse artık olan oldu. Benim merak ettiğim tek şey ikinci sezonu nasıl bağlayacaklar. Sanki mini dizi olsa daha mı iyi olurdu karar veremedim. Yine de ikinci sezonu bağlamayı başarabilirlerse izlemeye devam etmeyi düşünüyorum.

Biraz konusuna değinelim;

Joe, New York’ta bir kitapçıda çalışan genç bir adamdır. Kitapçıya bir gün onun dikkatini çeken müşteri gelir. Müşterisine aradığı kitabı bulmak için yardımcı olur ve bu esnada kısa bir flörtleşme yaşarlar. Ne kadar romantik değil mi? Acaba gerçekten öylemi? Neyse kitap satın alırken müşterinin adın ve soy adını öğrenir. Hakkında daha fazla bilgi almak için sosyal medya hesaplarından yardım alır. Bundan sonra neler olacağını izleyerek öğrenin istiyorum.

 

Joe, bildiğimiz bu modern çağ sapıklarından. Hikayeyi Joe’nun ağzından dinlediğimiz de belki normalleştiriyor gibi gelebilir.Gerçekten öyle bir anlatışı var ki, yaptığı dehşet verici o şeyler sanki  küçük bir aksilikmiş gibi anlatıyor. ama cidden normal değil. Beck, Joe kadar olmasa da biraz sorunlu. Biz de iki sorunlu kişilerin ilişkilerinin nerelere gidebileceğine şahit oluyoruz. Beni rahatsız eden şeylerden en önemlisi de, böyle hastalıklı şeyleri sevecek kızların olması. Hatta dizi sitelerinde Joe’yu sevdiğini söyleyen, onu onaylayan yorumlar bile gördüm. Ne olursa olsun karşı taraf ne yaparsa yapsın, Joe’nun yaptıkların onaylamak psikolojik bir rahatsızlık. Hemen tedavi görmeleri gerekiyor. Etrafımız da mutlaka bu tarz kızlar çok var maalesef. İşte bu kişiler aslında “minik etekle o saatte dışarıda ne işi var”  diye konuşan tipler. Bir de dizi de şahit olduğumuz gibi sosyal medya konusu var. Hesaplarını bir vitrin gibi kullanan insanların bilinen ve bilinmeyen iki yüzü olması. Her şey orada yansıtılan gibi dört dörtlük olmaması. Dizide işlenen diğer alt konu ise, Stalk yapmak. Zaten artık anlamını biliyoruz ama bilmeyenler için; “Birisi hakkındaki bilgiye şahsın isteği dışında ve ona hissettirmeden ulaşmak, daha sonra da ona takıntılı bir hale gelip şahsı rahatsız etmektir.”  

 

Dizide mantık hataları var elbette ama açıkçası bu beni çok rahatsız etmedi. Atmosfer, çekimler, oyunculuklar ve en önemlisi konu derken izletiyor. Sıkıldım kapatayım diye bir şey yaşamadım. Bir şekilde merak ettirip devam etmemi sağladı. İzlerseniz ne demek istediğimi çok iyi anlayacaksınız. Bir çok yerde Dexter’e benzetmişler. Öyle bir benzemesi yok. Dexter

Sevgiler,

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir