A Street Cat Named Bob | Film Önerisi

Merhabalar.

Son dönemler kendimi filmlere kaptırdım gidiyorum. Bundan tabi ki şikayetçi değilim çünkü çok güzel filmler giriyor hayatıma. Bugün sizlere bahsedeceğim film, hani insan bazen çerezlik film arayışına girer ya, filmden pek fazla bir beklentisi olmaz. Ben de “Çok fazla düşünmeden izleyeyim, yeter ki hoş vakit geçireyim” dediğim bir an da işte bu filmi buldum. Bir de kedi besleyen bir insan olduğum için de kaçırmak istemedim.

kaynak

A Street Cat Named Bob (sokak kedisi Bob); James, ailevi sorunlarından dolayı çareyi uyuşturucu da bulmuş. Bu uyuşturucu yüzünden hayatı maddi ve manevi yönden mahvolmuş, sokaklarda yaşamını sürdürmeye çalışmaktadır. Her şeye rağmen James”in tutunduğu tek şey müziktir. Hayatını sürdürmek için sokak müzisyenliği yapar. Ara sıra uğradığı gönüllü bir dernek çalışanı ona destek olur ve bir ev ayarlar. O evinin önüne bir gün yaralı bir sokak kedisi gelir. Bu kediyi evine alan James’in hayatının nasıl farklı yöne gittiğini izliyoruz. 


kaynak

Öncelikle biyografik bir film olduğunu söylemeliyim. Filmde yaşananların hepsi gerçek. Hikaye tamamen James Bowen’in(sokak müzisyeninin) kendi yazdığı kitabından uyarlanmış. Bu yüzden fragman hariç gerçek James ve Bob’a ait görselleri kullanmayı tercih ettim. Yaşam mücadelesinin yanı sıra bir kedinin insana ne kadar iyi gelebildiğini çok güzel özetlemiş. Bob’un James’i otobüse kadar binip takip etmesi, omuzunda hiç şikayet etmeden gezmesi, onu hiç bırakmaması ve son olarak atkısının tatlılığı beni benden aldı. İkili birbirlerini iyileştirmiş, güzel bir dostluk ile bunu taçlandırmış. Bu arada kitap ve film çıkmadan çok önce, onları sokakta gören insanların  Youtube’da paylaşımları sayesinde tanınmaya başlamışlar. O videolara buradan ve buradan ulaşabilirsiniz. İyi ki de paylaşmışlar. Onlar sayesinde bu ikilinin sıcacık mucizevi hikayesine konuk olmuş olduk.

kaynak

James’in, Bob’u iyileştirme çabası ve yiyecek parasının kısıtlı olduğu halde önceliğini ona vermesi beni çok duygulandırdı. Keza aynı durum Bob içinde geçerli. James’in işsiz kaldığı ve uyuşturucu krizine girdiği dönemlerde yanından hiç ayrılmadı. Bu ikilinin birbirlerinin hayatlarına dokunmalarını izlemek bana Şila’yı hatırlattı. Benim kızım da hayatıma öyle bir dönemde girdi ki, o olmasaydı belki çok başka bir durumda ve psikolojide olabilirdim. İçinizi tam anlamıyla bu ısıtacak sıcacık dostluk hikayesini izlemeden geçmeyin. Karşılıksız sevmenin de asla boşa gitmediğini de sakın unutmayın. Hayatlarında pati olanlar, onların ne kadar mucizelerle dolu olduklarını zaten bilir. Bilmeyenlere de söyleyebileceğim tek şey, Bir hayvan hayatınıza patilerinin izini bırakmak istiyorsa izin verin“. 

kaynak

Ayrıca yardıma ihtiyacı olan, karnı aç, çaresiz bir hayvan gördüğünüz zaman lütfen sırtınızı dönüp gitmeyin. “Ben bir şey yapamam “ demeyin. İstedikten sonra çokta güzel yapabilirsiniz. O an belkide o canın gerçekten size çok ihtiyacı var bunu asla bilemezsiniz. Özellikle onun sizin hayatınıza katacağı güzellikleri, size öğretecek şeyleri tahmin dahi edem

ezsiniz.. Ve bütün bunları başka hiç kimseyle, hiç bir yerde deneyimleyemeyeceğinizi bilmelisiniz.

Sevgiler,
TUĞBA

 

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir