4 Nisan Sokak Hayvanları Günü

Bugün bir çok zorluklara karşı mücadele eden sokak hayvanlarımızın günü. Gönül isterdi ki hayatımızın büyük bir parçasını oluşturan bu sokak hayvanlarımız hak ettikleri hayatı yaşasın ama maalesef  olmuyor.  Geçmişte hayvanlara çok değer veren bir millet olduğumuzu biliyorum. Gazi Mustafa Kemal Atatürk dönemine ve hatta eski Osmanlı dönemine bakarsanız bunu az çok anlayabilirsiniz. Zamanında Osmanlı Devleti’ne gelen elçi ve seyyahlar aldıkları notlarda biz Türk Milletinin hayvanlara karşı duydukları sevgiden, kanunlarından, onlar için kurduğumuz vakıflar ve tedavi merkezlerinden bahsetmişlerdir.

Ünlü Fransız şair Lamartine Türklerin hayvanların korunmasına yönünde ki hassasiyeti hakkında yazdığı yazı;

“Müslümanlar canlı ve cansız mahlûkatın hepsiyle iyi geçinirler: Ağaçlara, kuşlara, köpeklere, velhasıl Allah’ın yarattığı her şeye hürmet ederler; bizim memleketlerde başı boş bırakılan veyahut eziyet edilen bu zavallı hayvan cinslerinin hepsine şefkat ve merhametlerini teşmil ederler. Bütün sokaklarda mahalle köpekleri için muayyen aralıklarla su kovaları sıralanır; bazı Müslümanlar, ömürleri boyunca besledikleri güvercinler için, ölürken vakıflar kurarak, kendilerinden sonra da bu hayvanlara yem serpilmesini sağlarlar.””

Şimdi nasıl bir haldeyiz? Hayvana tecavüzün sıklaştığı, zevk için öldürüldükleri, aç bırakıldıkları, taşlandıkları, ötekileştirilerek ormanlara atıldıkları bir dönemdeyiz. Sokakta karnını doyurmak için çöpte ya da etrafta yiyecek arayan bir hayvan gördüğümüz de başımızı çevirip görmezden geliyoruz. Hastalık bulaştırır düşüncesi ile onlara dokunmaya bile çekinenler var. Hatta sırf kirli olduklarını düşünüp tiksinç ifade ile bakanlar bile var. Etrafta görüntü kirliliği oluşturdukları için belediyeleri arayıp onları toplatmak isteyen insanlarda var. (ki çoğu toplu mezar açılarak gömülüyor) Onlar sokakları bırakın kirletmeyi aksine güzelleştiriyor. Ben hiç bir sokak hayvanının caddelere çöp attığını, tükürdüğünü görmedim. Siz gördünüz mü? Asıl beter olan biz insanlarız. Zaten onların başına gelen en kötü şey değil mi insanlık? Bazen öyle haberler görüyorum ki masum çocuklar ve masum hayvanlar hakkında nefes alamayacak duruma geliyorum. Bu insanlık nereye gidiyor bilmiyorum ama inanın çok korkuyorum artık.

Şehirleşmeyle birlikte yaşam alanlarını ellerinden aldığımız şu resimde ki masum bakışlı hayvana ve daha nicesine büyük bir  borcumuz yok mu sizce?. Bu borcu en azından onların farkına vararak, onlara zarar vermeyerek tamamen ödeyebiliriz. Hatta biraz daha insan olmak istiyorsanız eğer tek yapmanız gereken karınlarını doyurmak ve sevgiyle dokunmak. Her evde mutlaka yemek artıkları poşete doldurup çöpe atılıyordur. Bunun yerine bir kaba koyup kuytu bir köşeye bırakabilirsiniz. Bunu yaptığınız o gece daha bir huzurla uyuyacağınızı garanti ediyorum. Kendimden biliyorum. Bir gece bizimkilere yemek vermeyeyim inanın uyuyamıyorum. Bazen gelmedikleri oluyor ve bu yüzden acaba açlar mı diye huzursuz oluyorum.

Her zaman aynı şeyleri tekrar etmek istemezdim ama yinede dayanamadım ne yapayım. Belki yazımı ilk kez okuyanlar olur farkındalık oluşur diye yazmak istedim durumu. Neyse bugün bu canlarımızın günü. Onların hatta varsa sizin de sokakta beslediğiniz canların gününü kutluyorum.

Dilerim tüm insanlık daha merhametli ve duyarlı olur.

Sevgiler,
TUĞBA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir