Game Of Thrones 8×2 İnceleme | A Knight Of The Seven Kingdoms

Game Of Thrones sekizinci sezon ikinci bölümü incelemesi ile karşınızdayım. Bunu seri olarak düşünmesem de, izlemenin vermiş olduğu heyecan ile incelememe devam ediyorum. İlk olarak ikinci bölümün sızdırılmasına inanın çok üzüldüm. Bu yüzden spoiler yememek için sosyal medyadan hemen uzaklaştım. İzleyenler bilir, bu durum ile ilk defa karşılaşmıyoruz. Bölümleri en fazla sızdırılan dizi olduğu için bu duruma alıştık. Mesela geçen sezonda tüm bölümler sızdırılmış ve spoiler havada uçuşmuştu. Spoiler yememek için mecburen tüm bölümleri hemen izlemiştim. Dizinin keyfini kaçırdığı için şu sızdırılma olaylarına çok karşıyım. Ben de çok seviyor ve beklerken sabırsızlanıyorum ama işin tatlı yanı bu değil mi zaten? Her hafta heyecanla yeni bölümü beklemek benim için çok güzel. Bunu elimizden almalarına kimsenin hakkı yok. Hele ki dizi için verilen emeklerin zarara uğraması hiç hoş değil. Neyse bu tatsız olayı şimdilik burada sonlandırıyorum.

İkinci bölüm çoktan gelmiş olsa da ben her zaman ki gibi izleme saatimi beklemeyi tercih ettim. Diziyi genellikle gece geç saatlerde izlemeyi tercih ediyorum. Kendi köşeme çekilir, her şeyi yanıma alır, her şeyle iletişimi keser sadece diziye odaklanırım. Bu rutin benim için vazgeçilmezdir. Sevdiğim dizi ve filmin keyfini hep bu şekilde sonuna kadar çıkartıyorum.  İkinci bölüm A Knight Of The Seven Kingdoms ismi ile yayımlandı. Bu yazı SPOİLER içereceği için şimdiden uyarıyorum. Eğer hala bu bölümü izlemediyseniz lütfen yazıyı okumayın.

Bölüme pat diye Jaime’nin sorgu sahnesi ile başladık. Neyse ki Brienne Of Tarth Jaime’ye kefil oldu da kötü şekilde sonuçlanmadı. Ben burada Jaime’den çok Daenerys ile Tyrion arasında ki soğukluktan rahatsız oldum. Tamam Deanerys bir konuda haklı olabilir. Tyrion zeki bir karakter ve ablasına çabuk güvenmemesi gerekirdi. Böyle bir hatayı yapmış olması hoş olmadı ama geçen sezondan beri Deanerys, gereksizce Tyrion’un üstüne gitmişti. Bu karakteri neden son zamanlarda gözden düşürmeye başladılar anlamadım. Ölülerle savaşa giriyoruz kadın hala “ablan tahtta oturuyor” , “hain ya da aptalsın” diye Tyrion’a ayar çekiyor. Tahtı boşver, Winter is Coming Deanerys’ciğim! İyi ki bölümün son sahnelerine doğru Tyrion-Danny  soğukluğunu erittiler.

Bir diğer sahne ise, Daenery’s ile Sansa’nın(görümceler) konuşmasıydı. Bu iki kadın aslında birbirlerine çok benziyorlar. İkisi de hatırlarsanız ilk sezonlarda ne kadar masum ve kırılganlardı. İkisinin de başlarına türlü kötü şeyler geldi ve tüm bu yaşananlara rağmen ayakta kalmayı başardılar. Ardından birisi Kuzey’in en güçlü kadını oldu, diğeri ise tahtın varisi. Dizinin en sevdiğim yönlerinden birisi de bu işte. Kadınlar asla arka planda değiller(mesela ne kadar sevmesem de Cercei’de çok güçlü kadın karakterlerden). Sansa’nın “Kuzey’e ne olacak” sorusu önemliydi ama şu savaş arifesinde gerekli değildi. Deanerys’in tepkisi ve Sansa’nın sorusu bu ikilinin bana tekrar ne kadar çok birbirlerine benzediklerini hatırlattı. Önünüz de çok büyük savaş var. Ölüp ölmeyeceğiniz belli değil, bir durun Allah aşkına!

En sevdiğim sahne ise, Brienne, Jaime, Tyrion, Davos ve Tormund gibi sevdiğim karakterlerin savaş öncesi içtikleri sahne oldu. Saatlerce o ateş başında sürseydi bölüm saatlerce izlerdim. Tyrion orada “hepimiz zamanında starklara karşı savaştık, şimdi ise onların kalesinde hep birlikte savaşmaya hazırız” diye güzel bir şey söyledi.  İlk sezonlardan sonra bu noktaya kadar gelebilecekleri aklımın ucundan dahi geçmezdi. Tyrion bu bölümde ön planda olduğu için gelecek bölümlerde acaba ölecek mi sorusunu getirdi aklıma. Bir tek bu da değil. Jaime ile konuşurken “Belki dirilir Cercei’yi öldürmeye giderim” demesi. Bir de hem Tyrion ve diğer kişiler saklanması için mezarlığa yönlendirildi. Bu mezarlık çok güvenli gibi bir algı yapmaya çalışıyorlar gibi geldi bana. Gece kralının ölüleri diriltme yeteneğini bilmesem buna bende inanırdım ama maalesef inanamıyorum. Umarım orada kötü şeyler yaşanmaz. Stark Mezarlığında lahitte bulunan ölüler tekrar dirilebilir mi dersiniz? Bu bölüm son toparlama görevi olarak bir çok karakterin öykülerinin kapanışını yaptı. Sahnede ki şarkı eşliğinde söylüyorum ki bir çok ölüm bizi bekliyor. İzlediğimiz bu iki bölüm de sevdiğimiz karakterleri bir arada boşa göstermediler. Senarist bize “alın sevdiğiniz karakterlere doya doya bakın, bir iki bölüm sonrasında sizi çok feci üzeceğiz” diyor.

Tormund’u sevdiğimi söylemiş miydim? Jon’a  sarılmak için atladığı sahnede kalbime indiriyordu resmen. Zaten bu bölümde ufak ufak germeye başladılar bizleri. Brienne artık şövalye oldu. Bunu ne kadar çok hak ettiğini biliyoruz. Bu arada Tormund’un Brienne karşı olan tuhaf aşkına bayılıyorum. Gelir gelmez “iri kadın hala burada mı?” diye sorması beni bitirdi. (Ah Tormund! Umarım hayallerinde ki gibi Brienne’den kocaman canavar bebekler yapar da mutlu olursunuz).  

Aşktan bahsetmişken, beni nedense rahatsız eden bir sahne vardı. Arya ve Gendry’nin sevişme sahnesi. Diziyi her izleyen bence biraz rahatsız olmuştur. Sonuçta Arya hepimizin hala küçük kız kardeşi. Sizi bilmiyorum ama karakteri nasıl benimsemişsem sanki kardeşimi izliyor gibi oldum. Bir de kaç sene geçerse geçsin yüzü hala çocuk gibi belki bu yüzdendir bilmiyorum. Arya ile ilgili diğer önemli detay ise silahı oldu. Arya’yı Night King’e suikast düzenleyeceğini tahmin ediyorum. Jon’un savaş taktiklerini konuştuğu masa da direkt olarak Night King’e odaklanması ve Arya’nın atış yaptığı sahnesı ve son olarak yaptırdığı silahı görünce aklıma direkt olarak Arya’nın bu konuda önemli rol alacağını tahmin ediyorum.

Jon’un gerçeği nihayet Danny’e söyledi. Taht yolunda çileler çek, yoktan üç ejderha büyüt, büyük ordu kur, abinin sattığı adam ile evlendiril, kocan ölsün sonra birisi çıkıp tahtın erkek varisi olduğunu açıklasın. Bu yüzden içim Danny’e karşı biraz üzülse de, bunun olması aslında onu rahatsız etmemesi gerekiyor. Hane geçmişlerine baktığımız zaman, Targaryen Hanesi’nin geçmişinde akraba arası ilişkiler hep yaşanmış. Bu ilişkiler hiç bir zaman da yadırganmamış. Yani Jon’un varis olması onun açısından pekte kötü bir şey olmaması gerekiyor. Umarım savaş sırasında Danny saçma sapan triplere girmez.

 

Dizide beni sinir eden kısımlar ;

  • Bran ve Tyrion’un sahnesinin kestirilip atılması hoşuma gitmedi. Şahsen Bran’nın anlatacaklarını göstermelerini isterdim. Bran neler anlattı ya da Tyrion’a savaş ile ilgili önemli bir şeyler anlatmış olabilir mi diye merakta kaldım. Tyrion bu konuşma sahnesinden sonra (biz göremesek de) içki içtikleri sahnede benim umudum var dedi. Bu ikilinin konuşmasında önemli şeyler olmuş olabilir. Daenerys ona mahzende saklan demesine rağmen o hala surlarda dolaşıyordu. Bran ona bir şey demiş olmalı diye düşünüyorum. Aklımda Tyrion ile ilgili teori var o çıkarsa sanırım daha mantıklı gelecek. Bundan kısaca aşağıda bahsedeceğim. Neyse bizim Bran savaşta önemli role sahip ama ne yönde olduğunu henüz çözemedim. O kadar şeyden sonra Night King’in aslında Bran çıkarsa ya da Night King Bran’ı Warglarsa cidden yıkılırım.
  • Bazı karakterleri birbirlerine yakın göstermeleri. Bize neden Sansa-Theon ve Brienne- Jaime arasında bir şeyler olacakmış gibi hissettirdiler ki.
  • Ghost’u ve Nymeria’yı hep merak ediyordum. Bu bölümde aniden arka planda görünce sevinsem de üstünde pek durulmadığı için üzüldüm. Bu kurtlar kitapta önemliydi ama dizi de pek bir şey geçmemesi beni delirtiyor. Yine de kurtlar ile ilgili bir şeyler yaşanacağını düşünüyorum. Mesela Geçen sezon Nymeria ile Arya’nın karşılaşma sahnesine görsel bütçe ayırmaları boşa değildi diye düşünüyorum ki cidden ejderhalar ve kurtlar için büyük bütçeler harcanıyor. Bu yüzden sürekli onları göremiyoruz. Yine de kurt kardeşler de tıpkı Jon ve Arya gibi yan yana savaşsalar fena olmaz mı. Ben Nymeria’nın aniden ortaya çıkacağını düşünüyorum ama bu ölülerle olan savaşta mı yoksa Cercei ile mücadele ederlerken mi çıkar orasını tam kestiremiyorum.

Benim de herkes gibi kimlerin öleceğine dair bir kaç  teorim var. Gerçi babasının davranışından işkillenip Tyrion’nun da Targeryan olduğuna dair teorim vardı ama onuda gerçekleştiğini henüz göremedim. Üç başlı ejderha olayı yaşanmasını hala bekliyorum bakalım.  Bir de bugün Azor Ahai olabileceğini düşündüğüm kişilere birisi daha eklendi. Jon ve Jaime arasında gidip gelirken, Sam’ın Jorah’a Heartsbane’nı verdikten sonra acaba olabilir mi diye düşündüm.  Neyse sonuçta dediğim gibi teori bunlar. Ne kadar riskli de olsa son olarak öleceğini tahmin ettiklerimden bahsedip artık konuyu sonlandıracağım.

Theon – Öleceğini düşündüğüm kişilerden ilki. Yaşattığı kötü olaylardan sonra, onu son zamanlarda hatalarını telafi ederken görüyoruz.  Özellikle son iki sezondur onu bir kahraman gibi göstermeye çalıştılar. Yaşattıklarının unutulması ve iyi olarak anılması için bir şeyleri feda etmesi gerekiyor. Bu da canı ile olacak.

Grey Worm(Gri Solucan) – Missandei ile savaş sonrası hayal kurdular. Dizi ve film tecrübelerime göre fazlaca hayal kuran çiftlerden bir tanesi ölüyor. Bu da savaşta yer alacağı için Grey Worm olacak gibi geliyor bana.

Jorah Mormont ; Bu bölümle birlikte öleceğine daha çok inandım.

Brienne ; Şövalyede olduğuna göre artık gönül rahatlığı ile ölebilir. Şaka bir yana bugün bu karakter çok mutlu edildi. Hayali iyi bir savaşçı olmak olan bu kadın, şövalye ünvanını aldığına göre artık bir şövalye olarak ölecek. Bu bölümde bunu çok net hissettirdiler. (Tormund’u düşünemiyorum)

Jaime ; Üzülerek söylesem de gidici karakterlerden bir tanesi. Bran ile Jaime ikilisinin Tanrı Korusu’nda ki diyalogları bunu düşünmemi sağladı. Jaime, Bran’e “neden gerçeği onlara söylemedin” diye sordu. Bran ise “bize savaşta yardım etmeden önce seni öldürmelerini istemedim” dedi. Jaime de “ya sonrasında söyleyecek misin” diye sordu. Bran ise ona “sonrasını nereden biliyorsun” dedi. Yani Jaime’nin büyük savaşta bir yardımı dokunacağı ama bunun ardından da öleceğini düşünüyorum.

Bu bölüm vedalaşmalar ile ilerledik. Karakterlerin birbirlerine vedası, dizini bize vedasını bize çok iyi hissettirdikleri bir bölüm olmuş. Savaş öncesi gerginliği de sonuna kadar

hissettirdiler. Bir sonra ki bölüm aksiyon olacak. Diğer 4.bölüm 1.2 bölümleri yapan kişi olacağı için büyük ihtimal savaş arası mola bölümü olabilir ki inşallah öyle bir şey olmaz.

Bu arada Melisandre nerede? Kafamda deli sorular ve benim çok uykum var dostlar.
Sevgiler,
TUĞBA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir